Şifremi Unuttum | 
Arama :
 
Makaleler
Aile Koçunuz
Beslenme
Bilgi Bankası
Bilim
Davranış Bilimleri Enst.
Ebeveyn
Eğitim
Gelişim
Haber Arşivi
Hastalıklar
İnternet Ve Aile
Ruh Sağlığı
Sağlık

Online Üyeler
Online Üye Yok
Üye: 0
Misafir: 57
Tümünü Göster

Son Üyeler


Çocuğa Güven Duygusu Nasıl Verilmez?
Kategori: Ruh Sağlığı > Psikiyatri  
Yazar: barisulkumen  Yazarın Tüm Makaleleri
  RSS 

30.11.2010

Yaşam öyle güzel örnekler sunuyor ki insana görmek isteyen gözler için binlercesi mevcut etrafta.

Çevremdeki ailelere çocukların çok baskı altında nasıl yanlışlar yapabileceğini her zaman anlatmaya çalışırım. Baskı her yerden gelirse çocuk hata yapar, yanlışa sürüklenir, cesarete onaya olan ihtiyacını dışarda arar ve özellikle de böyle durumlarda ailenin tam da istemediği şey ya da kişi olur. Bunları anlatmak için örnekler verirken birkaç akşam önce eşimle beraber uzun zamandır izlemek istediğimiz “Kayıp Balık Nemo” adlı çizgi filmi seyretmeye karar verdik. İki yetişkin neden çizgi film seyreder diye düşünüyorsanız diyebilirim ki yaşamdan alınacak dersleri en saf anlatım ve mizahla çizgi filmlerde bulabilirsiniz. Evde keyifli bir akşam geçirmek için çok güzel bir  seçenektir.

Çizgi filmde iki palyaço balığı evlenir ve resiflerde bir anemonun (sadece palyaço balıklarının içinde yaşayabildiği zehirli bitki) içinde yaşamaya karar verirler. Bir sonraki karede 400 tane çocukları olacağını anlarız, henüz hepsi yumurtadır. Anne Balık, çocuklarına isim vermeye başlar ve ilk yumurtanın ismini Nemo koyar. Bu işin uzun süreceğini farkedip daha sonra isim koymaya henüz karar verirler ki, önlerine aniden bir barakuda çıkar. Anne Balık, kaçmak yerine yavrularını kurtarmak için ,saldırıya geçen barakudayı kendine çeker ve ölür. Saldırıda düşen  Baba Balık ise gözünü açtığında Anne Balık ile yavruları bulamaz. Tek bir yumurtanın hayatta kaldığını farkeder. Ona da Nemo ismini verir.

İleryen sahnelerde Nemo’nun artık büyüdüğünü ve okula başlamak istediğini görürüz. Oysa Baba Balık buna hazır değildir. Oğlunun büyüdüğünü kabullenmez. Nemo’yu henüz çok küçük olduğuna ikna etmek ister: “Dışarısı tehlikeli ve korkunçtur”, “Oğlu düzgün yüzemiyordur, ayrıca bir yüzgeci de sakattır.”, “Küçük bir balıktır, beceriksizdir…” Bu sahneyi görünce  “İşte!” dedim eşime, “bir çocuğun güven ve onay duygusunu ilk olarak aileden aldığını çok güzel örneklemişler ve birşeyi daha fark ettirmişler ki bu baba eğer eşini kaybetmeseydi çocuğunu kaybetmekten bu kadar çok korkmayacaktı.” Yani, çocuğa yüklediği anlamların çocukla ilgisi kalmamış durumda. O eşinin tek yadigarı, eşiyle kurduğu hayallerden geride kalan tek şey. Ama babanın bu kadar çok duyguyu çocuğa yüklemiş olmasının sorumlusu çocuk değil ve bu kadar yükü hak etmiyor. Bir yerlerden çıkar elbet diye düşündüm.  Bu sırada öğretmen vatos  tüm çocukları sırtına alıp onlara ‘açık deniz dersi’ vermeye götürür.Haberi alan Baba Balık, oğlunun açık denizde başına bir şey gelmesinden korkarak diğer anne ve babaları dinlemez ve Nemo’nun peşinden gider.

Yok mudur etrafımızda tüm çocukların yapabildiği birşeyi kendi çocuğunun yapmasına izin vermeyen ebevynler .Başlarında öğretmen olmasına rağmen ,çocuğuna ya da etrafa güvenmediğini söyleyerek çocuğunun peşinden giden, her hareketini kolaçan eden,  arkadaşları ile tartışsa gidip arkadaşlarına kızan, ağlatmışlarsa çocuğu için kavga eden, çocuğunun kendi mücadele etmeyi öğrenmesine izin vermeyen anne babalar… Var biliyoruz ama onlar kendilerini bilmiyorlar. Çünkü Baba Balık’ı durdurmaya, çocuğunun peşinden gitmemesi için ikna etmeye uğraşan diğer anne ve baba balıklar gibi çaresiz kalıyor , korumacı anne babalara ulaşmaya çalışan diğer ebeveynlerin çabaları. Görmüyorlar, anlamıyorlar, en doğrusunu yaptıklarını düşünüyorlar. Mutlaka Nemo’nun babası gibi bir musibet mi yaşamak gerekiyor bu şekilde davranmanın yanlış olduğunu görebilmeleri için?

Çizgi filmde, mola veren yavru balıklar öğretmenlerini dinlerken, Nemo ve 3 arkadaşı ‘denizin üstünde duran tekneye kim daha çok yaklaşacak oyunu’ oynamaya başlıyorlar. Nemo bunun tehlikeli olduğunu ve babasının böyle bir şeyi asla onaylamayacağını söyleyerek reddediyor. Nemo’ya doğrular ve yanlışlar verilmiş, şimdi sırada hayat imtihanı var. Nemo doğru kararı verebilecek mi? Bizler de çocuğumuza verebildiklerimizi verip sokağa oynamaya göndermiyor muyuz? Okul çıkışı kapıda durabilecek yanlış adamların ona neler verebileceğini anlatmıyor muyuz? Sonrasında çocuğumuza güvenmek zorundayız. Verdiklerimiz, eğitimlerimiz ,çocuğumuza ulaşabilmişsek işe yarar ve kendi için en doğru kararı verir. Girmemesi gereken parka girmeden eve döner.Merak etse bile yanlış şeylerin orada olduğunu bilmesi, kararını sizin öğrettiğiniz şekilde ama kendi başına almasını sağlar.. Hele bir de yaptığı şeyi tebrik ederseniz hareketini pekiştirmiş olursunuz. Bir konuda da olsa sizin korumanız olmadan kendini korumayı öğrenmiştir, Ailesinin ona bu konuda güvendiğini düşünen çocuk aldığı güveni yıkmamak için diğer günlerde de o parka gitmez.

Ama bizim Nemo’nun babası, Nemo’nun arkadaşlarını tekneye yaklaşırken görünce Nemo’nun da gideceğini sanır .Nemoya herkesin duyacağı şekilde bağırır,onu arkadaşlarının içinde azarlar, küçük düşürür. Çocuğuna güvenmiyor ve bunu hem peşinden gelerek hem de kararını anlamayarak üstelik gururunu kırarak hissettiriyor. Oysa ki çocuk onay ister iyi ya da kötü. İyi şeyleri onaylarsan iyiye, kötüleri onaylarsan kötüye gider.

 Babası Nemo’nun yaptığı hareketi onaylamamıştı, fakat  Nemo zaten doğru kararı vermişti ve gitmeyecekti. Baba bunu farkedip oğlunu kararından dolayı tebrik edebilseydi gelişimine ve baba-oğul ilişkilerine oldukça faydalı olabilirdi. Sonuç olarak Nemo arkadaşlarının gözündeki itibarını geri kazanmak ve babasına olan öfkesini göstermek için tekneye doğru yüzdü, arkasından bağıran babası peşinden gitmedi ama bağırdıkça Nemo tekneye daha da yaklaştı hatta dokundu. Tüm arkadaşları hayret ve hayranlıkla bağrıştılar. Arkadaşlarının hayranlığı yapılan hareketi pekiştirebilirdi, eğer sonu kötü bitmeseydi… Çünkü tam dönerken iki dalgıç Nemo’yu yakalayıp tekneye aldılar ve götürdüler. Ertesi gün Nemo bir akvaryumdaydı. Filmin bundan sonrası babanın oğlunu aramak için girmekten korktuğu açık denizlerdeki mücadelesi ile Nemo’nun akvaryumdan kaçma planları, ve yapamayacağına inandığı şeyleri yaparak kendine güven kazanmasıyla devam ediyor.

Bir sahne daha var ki aklımda kalan bunu da paylaşmalıyım sizlerle. Baba oğlunu ararken deniz kaplumbağaları ile tanışır ve birlikte çok hızlı bir akıntıda yol alırlar. Bu sırada yavru su kaplumbağalarından biri şiddetli akıntıdan dışarıya yuvarlanır.Yavrunun geri dönemeyeceğini düşünen bizim baba balık telaşa kapılarak akıntıdan çıkmak  üzere harekete geçer . Baba su kaplumbağası bizim korumacı babayı engeller ve tüm yazıda anlatmaya çalıştığım ana fikri kısa bir cümleyle  özetler “nasıl geldiğini görmem gerek, kendi kendine gelmeyi öğrenmeli”.

 Kontrol, özgürlük, güven, onay.Tek bir cümlede saklı anahtarlar. Böyle ebeveyn olmayı kaplumbağa olmadan da öğrenebiliriz değil mi?




Kategori: Ruh Sağlığı > Psikiyatri  Okunma: 1255  
Yazar: barisulkumen  Yazara Soru Sor  RSS 


Bu Kategorideki En Popüler Makaleler
 Depresyon16-08-2008
 
Yazıya Puan Ver
 
PuanMetre 1 2 3 4 5
Oy Sayısı:2  Puan:5.00  

Yorumlar



Uzmanlar
    
    
    
 

Son Yorumlanan Gruplar
Haydi Karting Yapalım!
çok önce
Benim Babam
çok önce
Bana bir masal anlat
çok önce

En Yeni Gruplar
Festival
deneme
Kurs


Email RSS Linkedin Friendfeed Twitter Facebook Sitemizi sosyal medyadan da takip edebilirsiniz.
Anasayfa | Hakkımızda | Blog | Yasal Uyarılar | İletişim | S.S.S | Site Haritası | Üyelik Sözleşmesi | Üyelik İptali | Seçtiklerimiz

Copyright © 2008 www.ebeveyniz.biz, Her Hakkı Saklıdır.
Powered by Pozitim Teknoloji