Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ ün kara tahtaya beyaz tebeşir ile ilk alfabeyi yazdığı resmi hala gözlerimin önünde. Ne zaman o resme baksam, okul yıllarım aklıma gelir.
Okul yıllarım aklıma geldikçe kendimden utanıyorum çünkü o zamanlar benim iyiliğim için ter döken, sesi kısılan ve sabah, akşam demeden çalışan öğretmenime çok kızardım. Belki yaptığım haylazlıklar yüzünden aldığım cezalara kızardım ya da kitabın özetini çıkartıp küçük kağıtlara yazdığımda, o kağıtları sınavda elimden alıp, sınavdan düşük not almama sebebiyet verdiği için kızardım. Şimdi anlıyorum ki öğretmenimiz bizi en iyi şekilde eğitmeye çalışıyordu. Öğretmenimiz bizi eğiterek, Türk Milletinin geleceğini eğitiyordu. Bugünlere gelmeme ve bu yazıyı yazmamı sağlayan öğretmenlerime sonsuz teşekkürler ederim.
Bugün aynı şeyleri biz de çocuklarımıza yapmalıyız. Onların hayatlarında neyin önemli olduğunu mantıklı bir şekilde anlatıp, öğretmenleri ile sevgi bağlarını güçlendirmeliyiz. Onlara, eğitimin hayatlarındaki önemini ve öğretmenlerinin buradaki büyük rolünü mutlaka öğretmeliyiz.
Öğretmenler Gününün Tarihçesi
Ulu önder Atatürk, bir çok alanda olduğu gibi kültürel alanlarda da yenilikler yapmıştır. Bunlardan en önemlisi Arap harflerinin yerine Latin harflerinin kullanılmasıdır. Bu yenilikler ile birlikte 24 Kasım 1928 tarihinde ülke çapında Millet Mektepleri açılmıştır ve herkese yeni Latin harfleri ile okuma ve yazma öğretilmiştir. Hatta kendisi de bizzat kara tahta başında ders vermiştir.
Millet Mektepleri’ nin açılışı ve Atatürk’ ün Başöğretmen olarak kabul edilen 24 Kasım günü; 1981 yılında Öğretmenler Günü olarak ilan edilmiştir.