Duyuları geliştikçe dünyası da gelişir ve genişler. Her gün yeni bir şey daha bilgi dağarcığına eklenir.Bilmediği çok şey vardır henüz ama bu onu pek etkilemez.Çünkü o bilemediklerini hep hayal eder. Hayalleri önyargılardan uzak olduğu için sınırsızdır. Bu da yaratıcılığı geliştirir.
Ne zaman ki biz yetişkinler çocuklarımıza çizdikleri bir resimde güneşin pembe olamayacağını mutlaka sarı çizmesini, ya da oyun oynarken kutuyu araba gibi kullandığında onun sadece bir kutu olduğunu söylediğimizde veya sonsuz sayıda sorduğu sorularına cevap vermediğimizde yaratıcılığını kısıtlamış oluruz.
Yaratıcığın doğal akışını sağlayacak en önemli unsurlar “güven” ve “özgürlük” tür.
Çocuğun değerli olduğunu kabul etmek ve bunu ona belli etmek , onun dünyasını değiştirmeden anlamaya çalışmak, kabul görme ve güven duyma duygularını geliştirecektir.
Yarattığı konularda onu özgür bırakmak,eserlerini sadece iyi ya da güzel sözcükleri ile tanımlayıp bırakmamak, detaylarını inceleyip öğrenmek, anlattırmak ve desteklemek yaratıcılığını geliştirecektir.
Sorduğu soruları cevaplamak, alışılmadık hayallerini dinlemek,uygun ortamı hazırlayarak, kendi kendine öğrenmesini, sorunla karşılaştığında kendi başına çözebilmesini sağlayacak becerilerini geliştirmesine izin vermek yaratıcılığı geliştirecek desteklerdir.
Aslında her birey yaratıcıdır.Bu özelliğimiz doğduğumuz andan itibaren bizimle gelir.Sadece az ya da çok engellenmiş, dondurulmuş veya yaratıcılığı açığa çıkarılmayı bekleyen bireyler vardır.
Nur Dinçer Genç
Psikolog
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü
Çocuk ve Genç Bölümü