Şifremi Unuttum | 
Arama :
 
Makaleler
Aile Koçunuz
Beslenme
Bilgi Bankası
Bilim
Davranış Bilimleri Enst.
Ebeveyn
Eğitim
Gelişim
Haber Arşivi
Hastalıklar
İnternet Ve Aile
Ruh Sağlığı
Sağlık

Online Üyeler
Online Üye Yok
Üye: 0
Misafir: 64
Tümünü Göster

Son Üyeler


Münzevi
Kategori: Bilgi Bankası > Eserler/Kitaplar  
Yazar: zinnur  Yazarın Tüm Makaleleri
  RSS 

14.01.2009

Uzun süredir kendi köşesine çekilmişti. Kalabalıklardan, toplu ortamlardan kaçıyordu. “İnsan yorgunuyum” gibi tuhaf bir laf ederdi halini anlatmak için… İnsan yorgunu!..

İşte bu anlarda gönül ehli bir dostun ortaya attığı kavram geldi aklına: İNSAN PERHİZİ…

Kişi; insanlardan yoğun sıkıntılar görüyorsa biraz insan perhizi mi yapmalıydı ne?.. Yine de sindiremedi içine bu kavramı. Halife olarak yaratılmış insan için perhiz uygulamak nedense pek uygun düşmedi gönlüne. Ama ehli zatlar, “Hakka doğru gitmek istiyorsanız dost çevrenizde seçici olmak durumundasınız, hatta buna mecbursunuz” diyorlardı. “Yalnızlığı seçtim” demeliydi belki de kimseyi dışlamadan ve de kırmadan.

Fitne ve yoğun sıkmalar yaşanan dönemlerde özellikle uzlete çekilmek Rasulullah’ın işaret ettiği bir tedbir ve korunma hali idi. Fitne dönemlerinde zahiren evine, batinen kendi iç dünyasına yönelen, en azından bazı belalardan emniyette oluyordu.

Astrolojik etkiler o kadar yoğundu ki durmadan sert açılardan, kesişmelerden bahsediliyor, ay sonuna kadar sürecek diyenler olduğu gibi Ramazan Bayramından önce tam bir rahatlama beklemeyin diye ikaz edenler de oluyordu.

Kendinde ve çevresinde hissettiği sıkma ve gerilimleri ülke çapında da gözlemek zor değildi. Dua, niyaz, tesbihat, salavat ve yakın çevreye güzel nasihat, bu dönemi daha az zararla geçirme imkanı bahşediyordu.

Kalabalıklardan bunaldığında, yalnızlığın kuytu sahillerine çekilmek, toplumdan uzaklaşmak üzere arada bir sessizliğin kalbinin attığı mekânlara doğru yol alırdı. İşte o vakitlerde küçükken öğrendiği bir cümle düşerdi hatırına: ”Allah Yalnızdır, Yalnızları Sever!..” Çok düşünülesi, kafa patlatırcasına tefekkür edilesi bir sözdü bu…

Evden çıkmış, denizi vapurla geçerek Salacak sahiline varmıştı. Burada yer minderlerine oturacak, çayını yudumlarken Kız Kulesini, şehri, asırlar geçtikçe gençleşen, güzelleşen dünya güzeli İstanbul’u seyrederek yalnızlığı lahuti bir iklimle yaşayacak, iliklerine kadar kendi olmayı, salt olmayı, hakiki yalnızlığı tadacaktı!

“Deniz geçmek, negatif enerjiyi alır” demişti uzaklardan gelen bir misafir. “Kurşun döktürmek kadar etkindir, madem bu şehirdesin, imkân oldukça Boğazı vapurla geç, deniz yıkasın ruhunu” demişti, vapurda kendilerine çektikleri simit- çay ziyafeti esnasında…

Ruhu yıkanmış olarak oturuyordu sahile. Ve yalnızlığı, yalnızlıktan yola çıkarak deniz misali derin ve engin muhabbet pınarlarını yudumlayacaktı bir bir…




Kategori: Bilgi Bankası > Eserler/Kitaplar  Okunma: 421  
Yazar: zinnur  Yazara Soru Sor  RSS 


Bu Kategorideki En Popüler Makaleler
 Amak-ı Hayâl Yorumlu Özeti (1) Bölüm devamı17-12-2008
 Amak-ı Hayâl Yorumlu Özeti (1) Bölüm/KEMAL GÖKDOĞAN17-12-2008
 Amak-ı Hayâl Yorumlu Özeti (2/2) Bölüm /FİLİBELİ AHMED HİLMİ07-01-2009
 Mâûn Suresi'nde neler var?16-09-2008
 Koleksiyoncu25-05-2009
 
Yazıya Puan Ver
 
PuanMetre 1 2 3 4 5
Oy Sayısı:0  Puan:-  

Yorumlar



Uzmanlar
    
    
    
 

Son Yorumlanan Gruplar
Haydi Karting Yapalım!
çok önce
Benim Babam
çok önce
Bana bir masal anlat
çok önce

En Yeni Gruplar
Festival
deneme
Kurs


Email RSS Linkedin Friendfeed Twitter Facebook Sitemizi sosyal medyadan da takip edebilirsiniz.
Anasayfa | Hakkımızda | Blog | Yasal Uyarılar | İletişim | S.S.S | Site Haritası | Üyelik Sözleşmesi | Üyelik İptali | Seçtiklerimiz

Copyright © 2008 www.ebeveyniz.biz, Her Hakkı Saklıdır.
Powered by Pozitim Teknoloji