Şifremi Unuttum | 
Arama :
 
Makaleler
Aile Koçunuz
Beslenme
Bilgi Bankası
Bilim
Davranış Bilimleri Enst.
Ebeveyn
Eğitim
Gelişim
Haber Arşivi
Hastalıklar
İnternet Ve Aile
Ruh Sağlığı
Sağlık

Online Üyeler
Online Üye Yok
Üye: 0
Misafir: 75
Tümünü Göster

Son Üyeler


“Sözcükler penceredir, ya da duvar olurlar”
Kategori: Aile Koçunuz > Aile ve İletişim  
Yazar: YaseminSungur  Yazarın Tüm Makaleleri
  RSS 

11.01.2009

Birlikte iletişim “Anne+Baba+Çocuk”

 

İletişim, düşünce ve duygularımızı her yolla aktarabilmektir.

İletişim; ne söyleyeceğimizi bilmek, bunu ne zaman söylemenin daha uygun olacağına, nerede söylemenin doğru olduğuna karar vermek, en iyi nasıl söyleneceğini düşünmek, olayları basitçe anlatabilmek, akıcı bir dille ve karşımızdaki kişiyle göz ilişkisi kurarak konuşabilmek, dikkati yoğunlaştırmak ve verilen tepkiyi fark edebilmektir.

İletişim, anlaşılmak için mi, anlaşmak için mi?

İletişim, konuşmak mı, dinlemek mi?

İletişim, anlamak mı, anlatmak mı?

“Sözcükler penceredir, ya da duvar olurlar”

 

Birlikte iletişim “Anne+Baba+Çocuk”

 

Yasemin Sungur

ben@yaseminsungur.com

 

“Sözlerin mahkûm ediyor sanki beni,

Yargılıyor, dışlıyor diyor hislerim

Ama küsmeden, kırılmadan önce bilmeliyim,

Bunlar mıydı demek istediğin?

Savunmaya geçmeden ben,

Acı ve korku sözcükleriyle

Duvar örmeden çevreme,

Söyle gerçek miydi duyduklarım?”

Ruth Bebermeyer

 

İletişim, düşünce ve duygularımızı her yolla aktarabilmektir.

İletişim; ne söyleyeceğimizi bilmek, bunu ne zaman söylemenin daha uygun olacağına, nerede söylemenin doğru olduğuna karar vermek, en iyi nasıl söyleneceğini düşünmek, olayları basitçe anlatabilmek, akıcı bir dille ve karşımızdaki kişiyle göz ilişkisi kurarak konuşabilmek, dikkati yoğunlaştırmak ve verilen tepkiyi fark edebilmektir.

İletişim, anlaşılmak için mi, anlaşmak için mi?

İletişim, konuşmak mı, dinlemek mi?

İletişim, anlamak mı, anlatmak mı?

Seçimler bakış açımızı ve iletişim tarzımızı belirliyor. Değer yaratan iletişim için öncelikle iletişim amacımızı bilmeliyiz, karşımızdakini anlamalıyız, gözlemlemeli ve dinlemeliyiz.

İletişim tarzımızı seçmeli ve bunu büyüklere farklı, çocuklarımıza farklı değil, tek bir tarzda, tutarlı bir davranış ve dille sürdürmeliyiz.

Çocuklarımız ile iletişimde tarzımız ne? Birçok annebaba gibi sizinde biri büyükler ve biri çocuklar için iki ayrı diliniz mi var?

Kendimize veya çevremizdeki diğer yetişkinlere söylense çok bozulacağımız, gururumuzun kırılacağı sözleri çocuklarımız küçük, nasıl olsa kaldırır diyenlerden misiniz?

Çocuğumla bir türlü iletişim kuramıyorum diyorsanız, bir gözlemleyin lütfen, iletişim kurmaya çalıştığınızda, konuşan mısınız, dinleyen mi? Anlaşılmak için mi, anlaşmak için mi konuşuyorsunuz? Anlamak için mi, anlatmak için mi iletişim kuruyorsunuz? Öğrenmek için soru mu soruyorsunuz, sorguluyor musunuz?

Anlamak için dinlemiyorsak, sorgularız, ders veririz ve engel yaratırız. Çocuklarımız birkaç denemeden sonra bizimle konuşmaktan vazgeçerler.

İletişim sırasında ortaya çıkan tavrınızı, iletişim dilinizi gözden geçirin. Genellikle nasıl?

Uyaran, öğüt veren, emir veren, yönlendiren, nutuk çeken, sınayan, sorgulayan, kapatan, tehdit eden, alay eden, öven, öğreten, yorumlayan, analiz eden, güven veren, duygularını paylaşan…

Çocuğumuzu anlamadan geliştirdiğimiz iletişim dilimiz, çocuklarımızın

·        Bizimle konuşmalarını engeller,

·        Savunmaya geçirir,

·        Kavgacı yapar, karşı saldırıya geçirir,

·        Yetersiz olduklarını düşündürür,

·        Küstürür, kızdırır,

·        Kendilerine güvenilmediğini hissettirir,

·        Anlaşılmadığını hissettirir,

·        Kendisine değer verilmediğini hissettirir,

İletişim engelleri yaratmamak için etkin dinlemeli, anlamalıyız. Sorular sormalıyız. Sorularımızın dili ve seçtiğimiz kelimeler önemli, sorumuz yönlendirmemeli, yorum yapmamalı, yargılamamalı. Bir örnek üzerinden gidelim.

ÇOCUK gelir ve annesine; “Ayşe’ye küstüm, onunla oyun oynamak istemiyorum, hep ağlıyor, eve gitmek istiyor” der.

ANNE; “Onu ağlatacak ne yapıyorsun?”

ÇOCUK; “Hiçbir şey yapmıyorum” der, içini çeker, susar ve uzaklaşır.

Annenin sorusunda bir yargı ve yönlendirme var. Anlamak ve dinlemek için iletişim kurmak için ne yapabilir?

ANNE;

·        “Bu konuda konuşmak ister misin?” (seni dinlemeye hazırım mesajı)

·        “Bu konuda ne hissediyorsun?” (seni anlamaya hazırım mesajı)

·        “Ayşe’nin de senin gibi eğlenerek oynaması için bir yol olmalı?” (senin düşüncelerin ve çözümlerin benim için önemli, düşüncelerini merak ediyorum)

UNICEF Kaynaklarından Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin kısaltılarak alınan ve çocukların diliyle ifade edilen özetinden birkaç bölümü paylaşmak istiyorum.

Madde 1: Ben çocuğum. On sekiz yaşına kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez haklara sahibim.

Madde 12: Beni ilgilendiren konularda benim de görüşlerim alınır. Büyükler beni dinlerler. Düşüncemi öğrenmeye özen gösterirler. Çok küçüksem bir büyük de benim adıma konuşabilir.

Madde 13: İsteklerimi ve düşüncelerimi seçtiğim bir yolla açıklayabilirim, resmini çizebilirim ya da yazabilirim. Ama bazı konularda başka kişiler ve toplum zarar görecekse o konudaki kurallara da uymam gerekir.

Madde 14: Biz çocukların düşüncelerini geliştirmeleri ve istedikleri dini seçmeleri hakkına saygı gösterilir. Bu konuda bizi yetiştirmekle yükümlü olan büyüklerimizin de bize yol gösterme hakları ve görevleri vardır. Onlara da saygı gösterilir.

Madde 16: Çocuklar onurlu ve saygın birer insandır. Hiç kimse onların onurlarını kıramaz, onları küçük düşüremez, yaşadığı konut ve kurumdaki özel yaşantısına karışamaz. Bu haklarımız yasalarla korunur.

Madde 17: Kitle iletişim araçları önemlidir, her türlü iletişim aracını kullanarak kendim için bilgi alabilirim.

Madde 18: Yetiştirilmemizden en başta anne babamız ya da onların görevini üstlenmiş büyüklerimiz sorumludur. Onların bu görevlerini en iyi biçimde yapabilmeleri için her türlü kolaylık sağlanır, gerekiyorsa yardım edilir.

Madde 19: Yetişmemizden sorumlu olanlar bu haklarını çocuklara zarar verecek şekilde kullanmazlar. Çocukların bu tür zararlara uğramaması için her türlü önlemi almak devletin görevidir.

Madde 29: Devlet, benim tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla, özgür bir toplumda, sorumluluk üstlenecek şekilde yaşamamı sağlar.

Madde 34: Bedenim bana aittir. Beni bedensel ve ruhsal yönden örseleyecek hiçbir yaklaşıma izin verilmez.

Madde 37: Hiçbir çocuk insanlık dışı yöntemlerle ya da aşağılanarak cezalandırılamaz. Çocuklar suç işlemişse uygulanacak cezalar yaşına uygun gelişmelerini engellemeyecek şekilde ve eğitsel olmalıdır.

Madde 42: Çocukların haklarına ilişkin tüm bu ilkeleri hem çocuklar hem de büyükler öğrenmeli ve öğretmelidir.

 

“Başkalarının duygu ve ihtiyaçlara kulak vererek “çok şey söylemiş oluruz.”

 

İletişimin üç A’sı hep düşünceleriniz de olsun, Anlayın, Anlatın, Anlaşın…

Sevgiyle,

 Yasemin Sungur




Kategori: Aile Koçunuz > Aile ve İletişim  Okunma: 715  
Yazar: YaseminSungur  Yazara Soru Sor  RSS 


Bu Kategorideki En Popüler Makaleler
 Ailemizde daha sağlıklı iletişim için...11-08-2009
 Çağımızın hastalığı; İlişki bağımlılığı08-12-2010
 İyilik hali03-04-2009
 Mutluluk08-03-2009
 Adım, adım iyilik10-05-2009
 
Yazıya Puan Ver
 
PuanMetre 1 2 3 4 5
Oy Sayısı:3  Puan:4.67  

Yorumlar



Uzmanlar
    
    
    
 

Son Yorumlanan Gruplar
Haydi Karting Yapalım!
çok önce
Benim Babam
çok önce
Bana bir masal anlat
çok önce

En Yeni Gruplar
Festival
deneme
Kurs


Email RSS Linkedin Friendfeed Twitter Facebook Sitemizi sosyal medyadan da takip edebilirsiniz.
Anasayfa | Hakkımızda | Blog | Yasal Uyarılar | İletişim | S.S.S | Site Haritası | Üyelik Sözleşmesi | Üyelik İptali | Seçtiklerimiz

Copyright © 2008 www.ebeveyniz.biz, Her Hakkı Saklıdır.
Powered by Pozitim Teknoloji