Google'ın indekslediği 5 milyar civarındaki web sayfası üstünde yürüttüğü araştırmaya göre sayfalardaki zararlı içeriğin 'bulaşması' için herhangi bir şey yüklemeye bile gerek yok. Sayfa ziyaret edildiği anda bu işlem otomatik olarak gerçekleşiyor.
Güvenlik firmaların bu konuda yaptığı araştırma işin boyutlarının endişe verici seviyeye geldiğini gösteriyor. Zararlı içeriğin yüzde 70'i korsanlar tarafından oluşturulmuş ya da korsanlar tarafından ele geçirilmiş yasal ve zararsız görünümlü siteler aracılığıyla bulaşıyor. Yani otomobilinizin periyodik bakımı ile ilgili araştırma yaptığınız bir sitede ya da yemek tarifi ile ilgili bir sitenin bilgisayarınıza sızmak isteyenlerin hazırladığı bir tuzak olması hiç de düşük bir ihtimal değil.
Eskiden lise öğrencileri tarafından bir gösteri ve ya eğlenme amacıyla gerçekleştirilen saldırıların günümüzde boyut değiştrerek suçlu ya da suça eğilimli kişiler tarafından para gasp edebilmek için yapıladığı görülmektedir. Kişisel ve kurum bilgilerinin güvenliğinin her zamankinden daha önemli bir hal aldı.
Bu kadar güvenlik sıkıntısı olan bir ortamda yetişkinlerin bile kolayca düştüğü tuzaklarla dolu bir bir dünyada çocukların kendilerini koruması tamamen tesadüflere kalıyor. NSPCC tarafından İngiltere'deki çocuk kullanıcılar arasında yapılan araştırmaya göre küçük yaştaki kullanıcıların yüzde 50.4'ü sarkıntılık, tehdit edilme ya da cinsel tacize maruz kalmış. 11-16 yaş grubunun yüzde 52'sinin MySpace, Facebook ve benzeri sosyal ağ sitelerini günde en az bir kere ziyaret ettiği düşünülünce tehdidin boyutu da ortaya çıkıyor.
Aynı araştırmaya göre çocuk kullanıcıların yüzde 60'ı yalnızlıklarını gidermek için, yüzde 53'üyse psikolojik sorunlarını paylaşmak için bu siteleri kullanıyor. Dolayısıyla büyük yaştaki avcılar için de daha kolay bir ağ haline geliyorlar. Çocuk kullanıcıların yüzde 46'sının karşı tarafa hassas kişisel bilgilerini vermekten çekinmiyor oluşu da ayrı bir problem. Bu durumda çocuklar açık hedef haline geliyorlar.
Devletin son dönemde denetim mekanizmaları oluşturması ve yasalar çıkartması ile birlikte özellikle çoçuk pornosu, pornografik içerik ve zararlı içerik yayınlanmasının engellenmesinde epey yol alınmıştır. Tabii yeterli gelmemektedir. Güvenli bir internet kullanımı için toplumu, özellikle çocukları, aileleri ve eğiticileri internetin doğru ve güvenli kullanımı noktasında bilinçlendirmek gerekmektedir. İnternetin etkin ve faydalı kullanım metotları geliştirmek , barındırdığı tehlikelere karşı toplumda bilişim şuuru oluşturmasında sadece devlete değil sivil toplum örgütlerine ve biz ebeveynlere önemli görevler düşmektedir.