Şifremi Unuttum | 
Arama :
 
Makaleler
Aile Koçunuz
Beslenme
Bilgi Bankası
Bilim
Davranış Bilimleri Enst.
Ebeveyn
Eğitim
Gelişim
Haber Arşivi
Hastalıklar
İnternet Ve Aile
Ruh Sağlığı
Sağlık

Online Üyeler
Online Üye Yok
Üye: 0
Misafir: 104
Tümünü Göster

Son Üyeler


SOKAK ÇOCUKLARI
Kategori: Ebeveyn > Sokak Çocukları  
Yazar: mucahitbasarir  Yazarın Tüm Makaleleri
  RSS 

08.09.2008

Seksenli yılların sonu, doksanlı yılların başı itibariyle birbiri ardına gelen siyasi istikrarsızlıklar, ekonomik krizler ve dünyada gelişen ve insanlık ayıbı olarak iz bırakan savaşlarında etkisiyle güç koşullar altındaki çocuklar ya da risk altındaki çocuklar tanımlaması ülkemiz içinde korkulu rüya haline gelmiştir.

SOKAK ÇOCUKLARI

(güç koşullar altındaki – risk altındaki çocuklar)

 

o7-o9-2oo8 -  bornova / izmir

 

 

Sokak Çocuğu terimini açacak olursak; “24 Saat sokakta yaşayan, ailesiyle ilişkileri kopuk olup geçimini sokaktan sağlayan, zaman zaman suça bulaşıp zaman zaman tiner bali gibi uçucu maddeler kullanan ya da bunlara gereksinim duyan, sokağın özgür ortamını mekan edinen çocuklardır.Bu çocukların aile , okul, çocuk kurumları gibi kendine karşı sorumluluğu olan kişi yada kurumlarla hemen hemen hiç temasları bulunmamaktadır. Çeşitli nedenlerle evden kaçmış, aile ve toplumla olan bağları tamamen kopmuş olan bu çocuklar komünler halinde, kendilerine özgü kurallarıyla köprü altı yaşamını seçmiştir.Yaşamı ve/veya yaşam kaynakları için sokak onların 24 saatlik meskenleridir.”

 

Hızla gelişen dünyamızda teknolojik atılımlar, sanayi toplumuna doğru eğilimlerin artmasıyla metropollerde -anakent- çarpık yapılaşmaların ve sosyo-ekonomik gelişmişliği yakalayamayan toplumların profillerinde görülen bir özellikte “sokak çocuğu” kavramı olmuştur. Özellikle son yıllar içerisinde gelişmekte olan ülkelerde daha yoğun olmak üzere güç koşullar altındaki çocuklar ya da risk altındaki çocuklar tanımlamasına uyan çocukların sayısı artmaktadır.

Dünya liginde tarım toplumu olmaktan kurtulmanın eşiğinde olan ülkemizde ilerleyen gelişmişliğine paralel olarak toplumsal yapısındaki insan faktörünü gerçek mana da yaşamsal yörüngesine oturtamamıştır.

 

Seksenli yılların sonu, doksanlı yılların başı itibariyle birbiri ardına gelen siyasi istikrarsızlıklar, ekonomik krizler ve dünyada gelişen ve insanlık ayıbı olarak iz bırakan savaşlarında etkisiyle güç koşullar altındaki çocuklar ya da risk altındaki çocuklar tanımlaması ülkemiz içinde korkulu rüya haline gelmiştir.

 

Bu gün ülkemizin bir çok kentinde olduğu gibi doğu ve güney doğu illerimizde “risk grubu çocuklar -sokak çocuğu-” değerlendirmesine etken çocukluk dönemlerinde yaşlarına uygun olmayan, tehlike ve riskleri içeren bir yaşam içerisinde olmalarıdır.

 

Gelişimin temel kurallarından olan her çocuk yaşının gerektirdiği yaşamı yaşamalıdır ilkesinin bu kategoride yer alan çocuklarda gerçekleşmediği görülmektedir. Oyun çağındaki çocuğun oyun oynaması, okul çağındaki çocuğun okula gitmesi gerekirken bu çocukların yaşamlarını başka şekilde tehlikeli ve gelişimlerini engelleyen boyutlarda sürdürdükleri görülmektedir.

 

Örneğin; Diyarbakır ilimizin asayiş ve güvenliğini etkileyen en can alıcı tehditlerden biri son yıllarda sokak çocuklarının sokaklarda her türlü suç karmaşasının içerisinde bire bir yer almaları toplumsal mutabakat ölçüsünde güçlükler doğursa da; hukuki düzenlemeler ve güvenlik güçlerinin son yıllarda yeniden yapılanma çerçevesinde mevzuat ve fiziki yapılarındaki yenileme çalışmaları sayesinde “çocuk şube müdürlükleri” bağlamında etkin bir şekilde rehabilite etme ve aileleri de -etkili eylem planı çerçevesinde-  ikna ve eksiklerini tespit edip gerekli yardımlar sağlanmak suretiyle etkin bir mücadele sergilenmektedir.

 

Risk altı grubundaki çocuklar dediğimizde de en sık karşımıza çıkan dört grup olduğu görülmektedir. Bunlar: Sokak çocukları, suça itilen çocuklar, çalışan çocuklar ve istismara maruz kalan çocuklar.

 

 

Toplumsal yaşantımızın içerisinde kangren haline gelmiş bu gruplamaları yaparken dikkatimizi çeken bir gerçek var ki o da bu gruplandırmaların birbirinden bağımsız olmadığı tam tersine iç içe geçmiş oldukları dikkatimizden kaçmamalıdır.

 

Gerçekten de sokak çocuklarının önemli bir kısmının suça itilen çocuklar grubuna da girdiği izlenmektedir. Sokakta yaşamanın doğal uzantısında suç işleme ve sürekli çetelerde yer alarak suçlu olma kavramı yaşanmaktadır. Yani bu çocukları ayıran bir sınır yoktur. Çocuk dayak yemiş ve şiddet görmüşse - istismara maruz kalmışsa - sokağa kaçıyor. Sokakta suçla tanışıyor. Daha doğrusu çeteler halinde yaşayan çocukların arasına karışmak zorunda. Tek başına yaşaması mümkün değil. Bu durumda suça karışması kaçınılmaz.


Sayısal olarak bakıldığında asıl büyüyen tehlikenin sokakta yaşayan çocuklar olmadığını ama sokakta çalışan çocuklar olduğunu görüyoruz. Tüm yaşayan çocukların sayısı birkaç bin olarak tahmin edilirken çalışan çocukların sayısı milyona doğru ilerliyor. Öylesine büyük farklar var. Peki neden tehlikeli derseniz bir dolu şeyi saymak mümkün. Neler mi?

 

İlk olarak yukarıda da belirttiğimiz her çocuk yaşının gerektirdiği yaşamı yaşamalıdır prensibini hatırlatalım. Bu prensipte okulda ya da oyunda veya evinde anne-babasının dizinin dibinde olması gereken çocuk sokakta, caddede, atölyede ve geç saatlerde her türlü tehlikenin sessizce insanı buluverdiği ortalıkta.

 

Mevcut tehlikeler:

 

1-Çocuğun çocukluğunu yaşayamaması.

 

2-Evden kopması ve kötü alışkanlıklara doğru hızla yönlenmesi.

 

Özellikle son yıllarda çığ gibi büyüyen uyuşturucu satışı, kullanımı düşünüldüğünde bunun ne kadar büyük bir tehlike olduğu apaçık ortada.

 

Aileden kopma, sokaklarda yaşamayı alışkanlık haline getirme, suça yönelme ve görüldüğü gibi zincir uzayıp gidiyor. Bu yüzden sokakta çalışan çocuklar büyük bir problem. Aileler eve gelen paradan dolayı çocuklarını gizliden çalıştırmaktan kötü alışkanlıklara göz yummaya kadar çok çeşitli şekillerde buna destek verdiklerinden soruna çözüm bulabilmek ailelere rağmen yapılabilecek bir duruma dönüşüyor.

 

Toplumsal mutabakatta bireyin yaşadığı çevredeki var olan yerel problemleri yine o mekanda yaşayanlarla elele vererek çözülebileceğini unutmayalım…

 

 

Başkomiser Mücahit BAŞARIR




Kategori: Ebeveyn > Sokak Çocukları  Okunma: 669  
Yazar: mucahitbasarir  Yazara Soru Sor  RSS 


Bu Kategorideki En Popüler Makaleler
 Köprü altı mı?... Sokak Çocukları mı?14-10-2008
 Sokaktan kurtulmanın yolu; ”yine sokak olmalı”04-11-2008
 Evlat edinmek için ne gerekir?03-12-2010
 
Yazıya Puan Ver
 
PuanMetre 1 2 3 4 5
Oy Sayısı:2  Puan:5.00  

Yorumlar



Uzmanlar
    
    
    
 

Son Yorumlanan Gruplar
Haydi Karting Yapalım!
çok önce
Benim Babam
çok önce
Bana bir masal anlat
çok önce

En Yeni Gruplar
Festival
deneme
Kurs


Email RSS Linkedin Friendfeed Twitter Facebook Sitemizi sosyal medyadan da takip edebilirsiniz.
Anasayfa | Hakkımızda | Blog | Yasal Uyarılar | İletişim | S.S.S | Site Haritası | Üyelik Sözleşmesi | Üyelik İptali | Seçtiklerimiz

Copyright © 2008 www.ebeveyniz.biz, Her Hakkı Saklıdır.
Powered by Pozitim Teknoloji