Başka zamanlara göre gebelik sırasında, cinsel ilişkinin niçin zorlaştığının anlaşılması, korku ve üzüntülerin azalmasına yardımcı olur ve ilişkinin olmasının (ya da olmamasının) daha kolay kabul edilebilir ve daha hoşlanılabilir hale gelmesini sağlar.
Her şeyden önce, pek çok bedensel değişiklik istek ve cinsel zevklerinizi olumlu veya olumsuz yönde etkiler. Bazı olumsuz etmenleri, cinsel yaşantınıza karışmalarını en aza indirerek çözebilirsiniz. Olumsuz etmenlerle birlikte yaşamayı öğrenmeniz gerekir.
Bulantı ve Kusma:
Eğer sabah bulantı kusmalarınız gece gündüz devam ediyorsa, yalnızca bunların geçmesini beklemelisiniz. (Mide bulantısı sıklıkla ilk üç ayın sonunda kaybolur). Eğer sizi yalnızca belli saatlerde rahatsız ediyorsa gevşemeye çalışın ve yemek saatlerinizi ona göre ayarlayın. Kendinizi berbat hissettiğiniz zaman çekici görünmeye çalışmayın; çünkü sabah rahatsızlığınız duygusal gerginliğinizle artabilir
Yorgunluk:
Bu da dördüncü ayda mutlaka geçecektir. Geçinceye kadar kendinizi gece geç vakitlere kadar romantik olmaya zorlamak yerine, eğer uygunsanız gündüz sevişin. Hafta sonları öğleden sonralarınız boşsa, seviştiğinizi düşünerek şekerleme yapın.
Görüntünün Değişmesi:
Şişmiş karnınız kocaman ve Himalaya dağı aşılmaz görünürken sevişmek hem sizi beceriksizleştirir hem de rahatsızdır. Gebelik ilerledikçe, bazı çiftler için büyüyen karnın ölçülmesi jimnastik gerekir. (Bu dağın çevresini dolaşmanın da yolları vardır) Ayrıca kadının tam görüntüsü çiftlerden birinin ya da ikisinin de iştahını keser. Bu toplumsal koşullu refleksi düşünmeyle bozabilirsiniz: büyük (gebelikte) güzeldir.
Üreme Organların Büyümesi:
Gebelikteki hormonal değişikliklere bağlı olarak, kasık bölgesine doğru artmış kan akımı, bazı kadınlarda cinsel beklentiyi arttırabilir. Fakat aynı zamanda, özellikle gebeliğin son dönemlerinde, cinsel doyum sonrası dolgunluğun devam etmesine bağlı olarak , kadının bu işi tam olarak yapamadığını düşüncesine ve cinsellikten daha az zevk alınmasına neden olabilir. Erkekler içinde aynı şekilde, (eğer hoş ve sıcak bir şekilde okşandığını düşünüyorsa) bu değişiklikler hızının artmasına veya (eğer bu dolgunluk organını çok sıkıyorsa, sertleşmenin kaybolmasına bağlı olarak ) azalmasına sebep olabilir.
Ağız (Kolostrum) Sızıntısı:
Gebeliğin geç dönemlerinde bazı kadınla, ağız (kolostrum) ası verilen bir çeşit süt üretmeye başlarlar. Bu, cinsel uyarım sırasında göğüsten sızıntı şeklinde akabilir ve cinsel birleşmenin tam ortasında rahatsız edici olabilir. Elbette üzülecek bir şey yoktur, fakat sizin veya eşinizin canını sıkıyorsa, eşinizin göğüslerinizle oynamasını engelleyerek bu durumu kolayca bertaraf edebilirsiniz.
Melerde Gerginlik:
Bazı şanslı çiftler gebelik boyunca dolu ve gergin memelerden hoşlanarak neşe ile oynaşırlar. Fakat bir kısmı da, gebeliğin erken dönemlerinde, memelerin ağırlığı gerginliğinde bağlı olarak sevişmek yarıda kalabilir. (Acı çekmek veya içerlemek yerine, kesinlikle eşinizle bu rahatsızlığınızı konuşun ve size hafifçe dokunmasını isteyin) İlk üç ayın sonuna doğru bu gerginlik kaybolmasına karşın, bazı çiftler için memelerin aşırı duyarlılığı uyarılmalarını arttırır.
Vajina Salgılarındaki Değişiklikler:
Bu salgıların miktarı artar ve kıvamı, kokusu, tadı değişir. Eğer kadının vajinası önceden hep kuru ve/veya rahatsız edecek şekilde darsa, bu artmış yalanma birleşmeyi daha hoş hale gelebilir. Veya kadının vajinasının çok ıslak ve kaygan hale gelmesine bağlı olarak, erkeğin sertleşmesinin sürekli olmasını zorlaştırabilir. Artmış koku ve tat bazı erkekler için oral seksi istenmeyen bir hale dönüştürebilir. Hoş kokulu sıvıların kasık ve uyluk iç kısımlarına sürülmesiyle bu sorunu halledebilirsiniz.
Rahim Ağzındaki Duyarlılığın Yol Açtığı Kanama:
Rahim ağzı da gebelik sırasında şişer. Bu durum ek kan damarlarıyla rahme gelen kanama kan akımının artışına bağlıdır ve rahim ağzı böylece gebelik öncesine göre daha yumuşak hale gelir. Bu, özellikle rahim ağzının doğma hazırlanmayla başladığı gebeliğin son dönemlerinde, deri cinsel birleşmelerin ara sıra kanamaya neden olabileceği anlamına gelir.
Bebeğinize Zarar Verebileceğinizde Ya da Düşük Yapmaktan Korkmak:
Normal bir gebelikte, cinsel birleşme bu etkilerin hiçbirine yol açmayacaktır. Bebek rahim ve amnion sıvısı içerisinde yumuşak ve korunaklı bir ortamdadır ve rahmin ağız kısmında oluşan sıvımsı bir tıkaçla dış ortamdan güvenle korunur.
Orgazmın Düşük Yada Erken Doğuma Yol Açacağından Korkmak:
Orgazmdan sonra rahimde kasılmalar olmasına karşın (ve bu kasılmalar bazı kadınlar tarafından birleşmen sonraki yarım saat boyunca hissedilebilir), tüm kasılmalar doğum başlıyor anlamına gelmez ve normal gebelikte tehlikesi yoktur. Bununla birlikte, düşük ve erken doğum riski varsa, orgazm, özellikle de yoğun bir mastürbasyonla sağlanıyorsa yasaklanabilir.
Bebeğinizin "İzliyor" veya "Farkında" Olmasından Korkmak:
Orgazm sonrasında rahimdeki kısılmaların sebep olduğu hafif sallanmadan bebeğinizin hoşlandığını düşünün. O, yaptığınızı ne görebilir ne birleşme sırasında ne olduğuna dair bir fikri vardır. Bebeğiniz gerçekten bu olayı hafızasına alamaz. Bebeğinizin hareketleri (birleşme sırasında yavaşlama ve sonrasında tekmeleme, kıvranma ve orgazm sonrası da tekmeleme, kıvranma ve orgazm sonrası kalp atım hızında artma) yalnızca hormonlara ve rahim hareketlerine bağlı tepkilerdir.
Erkeklik Organının Rahme Girmesiyle İltihap Oluşacağından Korkma:
Eşiniz cinsel yolla bulaşan bir hastalığı taşımadığı sürece ilk 7 veya 8 ay boyunca size ve bebeğinize birleşmeyle iltihap bulaşması riski yoktur. Amnion kesesi bebeği meni ve haba yol açıcı mikroplardan korur. Pek çok hekim döl kesesi yırtılmadığı sürece, dokuzuncu ayda bile bu durumun geçerli olduğuna inanır. Fakat herhangi bir anda yırtılabileceğinden, iltihaplanmaya karşı önlemi elden bırakmamak için, gebeliği son 4 ile 8 haftasında kondom (prezervatif) önerilir.
Hem anne hem de baba, mutlu son olan bebeğin doğumu yaklaştıkça karışık duygular yaşarlar; sorumlulukların ve yaşam biçimlerinin değişmeyeceğini düşünmeye başlarlar. Bebeğin doğmasıyla maddi ve duygusal yüklerinin artışı, eskisi kadar rahat sevişmelerini engelleyebilir. Tüm bunlar yatak odasına taşınmamalı, açıkça konuşulmalı ve yüzleşilmelidir.
Karı Koca Arasındaki İlişkinin Değişmesi:
Çiftler artık yalnızca sevgili veya birbirine âşık karıkoca değil, aynı zamanda anne ve baba oldukları düşüncesine alışmakta zorluk çekerler. Hatta hâlâ pek çoğumuz böyle bir ilişkinin sonucunda yaşıyor olmamıza karşın kendi anababamızın da seviştiğini bilmekten kaçınırız. Öte yandan, bazı çiftler ilişkilerindeki bu yeni boyutu (anababa olma boyutu) da keşfedip, bunu da yeni bir heyecan olarak yatak odalarına taşırlar.
Bilinçaltı Düşmanlık:
Baba adayları, ilgi odağı haline geldikleri için anne adaylarını kıskanırlar . Ya da anne adayı aynı şeyi bebe adayına hisseder; gebeliği birlikte planladıklarını ve hoşlanacaklarını düşündüklerini, ama tüm külfetini kendisinin çektiğini düşünür. Bu duyguların konuşulması gerekir, ama elbette yatak odasında değil.
Gebeliğin Son Altı Haftasındaki Cinsel Birleşmelerin Erken Doğuma Yol Açacağına İnanmak:
Orgazmın rahimde kasılmalara yol açtığı doğrudur, ama rahmin ağız kısmı doğum için tam olgunlaşmadığından, kasılmalar doğumu başlatmaz ve hatta bu durum günü geçmiş, doğumu istekle bekleyen çiftler tarafından da doğrulanır. Buna karşın, hiç kimse doğumu tam olarak neyin başlattığını bilmiyor. Çalışmalar erken doğumun, gebeliklerinin son bir haftası içinde ilişkide bulunan çiftlerde arttığını ve zamanında doğumlarda sıklıkla böyle bir şeyin olmadığını göstermiştir.
Başı Kasık Bölgesine Yerleştikten Sonra Bebeğe Vurmaktan Korkmak:
Daha önceden rahatça ilişkide bulunan pek çok çift bile, bebek kasık bölgesine doğru indikçe, ilişkiden korkarlar. Pek çok hekim, bebeğe zarar vermemesine karşın, bu dönemde erkeklik organının derine ilerlemesi çok rahat olmadığı için ilişkiden kaçınılmasını önerir.