Gebelik, bir kadının yaşamı boyunca yaşayabileceği en önemli deneyimlerden biri şüphesiz. Gebelik sürecinin zorlukları, doğum ve sonrasında bebek bakımı ve kadının bir birey sıfatına anne sıfatının da eklenmesi kadının yaşamını tamamen değiştirebiliyor.
Gebe olduğumuzu nasıl anlayabiliriz?
Gebeliğin ilk belirtilerinden biri adet görmeme yani Amenore ‘dir. Amenore tek başına gebeliğin kesin olduğunu gösteren bir belirti değildir. Amenore nedenleri sadece gebeliğe bağlı değildir. Birçok sosyal, psikolojik ve fiziksel nedenler de Amenore’ ya neden olabilir. Adet gören kadınlarında gebe olma olasılıkları vardır. Üstüne adet görme ismi verilen durumda gebelik olduğu halde adet görüldüğü olmuştur.
Gebeliğin en zor dönemlerinden biri bulantı ve kusmanın olduğu dönemdir. Annenin vücudu gebeliğe ve gebelik nedeniyle yükselen hormonlara alışmaya çalışırken bu hormonlar bulantı ve kusmayı tetikler. Bulantı kusma bazı anne adaylarında daha çekilebilir olurken bazı anne adaylarında bulantı kusma oldukça şiddetli olabilir. Şiddetli bulantı kusma yaşayan gebeler normal yaşamlarını devam ettiremez ve beslenemeyebilirler. Bulantı kusma genellikle sabah saatlerinde yoğun yaşanırken bazı durumlarda herhangi bir rahatsız edici koku da bulantı kusmayı tetikleyebilir. Kötü kokuların yanında gebe kalınmadan önce sevilen besinlerin kokusu bile hastanın kusmasına neden olabilir. Gebelikte bunları ek olarak ağız salgısında artış (hiper salivasyon) ve ağızda aşırı sulanma (pitiyalismus) görülebilir . bulantı gebeliğin ilk haftalarında çok yoğu olabilir. Birçok gebe bulantıların 3 aydan sonra azaldığını belirtse de bazı durumlarda bulantı gebelik süreci boyunca devam edebilir. Hekimler bulantı ve kusmanın önüne geçebilmek için gebeye ilaç önerisinde bulunabilirler.
Gebeliği başladığı aylardan itibaren uterusun genişlemesi karın bölgesinde bulunan organların sıkışmasına neden olur. Bu sıkışmadan ilk etkilenenlerden biri idrar kesemiz yani mesanemizdir. Gebe kadınların sıklıkla idrar çıkmaları da bu nedenledir.
Gebeliğin ilk aylarında artış gösteren hormonlar göğüslerdeki hassasiyeti artırır. Meme dokusu salgılanan hormonlar sayesinde çoğalmaya ve memeyi daha hassas hale getirmeye başlarlar. Memelerde oluşan dolgunluk, kaşınma ve karıncalanma hissi anne adayını rahatsız edebilir. Bu dönemde anneler yeni iç giyimler alabilirler. Meme dokusunun artması ile birlikte meme başında da değişiklikler görülmeye başlanabilir. Meme başı eskiye oranla daha büyük ve koyu renklidir. Gebeliğin ilerleyen aylarında meme başından süt benzeri sıvı gelebilir. Bu sıvı anne sütü kadar kaliteli bir süt değildir. Bu nedenle kolostrum olarak isimlendirilir.
Gebelerin cildinde önemli değişiklikler meydana gelir. Gerilen deri Stria Gravidarum ismi verilen çizgiler oluşabilir. Bu çizgiler gebelerin %90’ında görülebilir. Bunlara ek olarak annenin yüzünde doğum lekesi denilen kahve lekelenmeler de oluşabilir. Buna da Kloazma Gravidarum ismi verilir.
Gebeliğin ilk aylarında aşerme de görülebilir.