Şifremi Unuttum | 
Arama :
 
Makaleler
Aile Koçunuz
Beslenme
Bilgi Bankası
Bilim
Davranış Bilimleri Enst.
Ebeveyn
Eğitim
Gelişim
Haber Arşivi
Hastalıklar
İnternet Ve Aile
Ruh Sağlığı
Sağlık

Online Üyeler
Online Üye Yok
Üye: 0
Misafir: 73
Tümünü Göster

Son Üyeler


Beni bul anne!!!
Kategori: Ruh Sağlığı > Psikoloji  
Yazar: elifsultan  Yazarın Tüm Makaleleri
  RSS 

14.12.2011

Bugün Dünya'ya çocukların hepsi aynı pencereden mi bakıyorlar? Kimileri pencerenin dışarısından bakıyor kimileri içerisinde. Kimisi içeride üşüyor, kimisi dışarıda…

Bugün dünyaya çocuklar hepsi aynı pencereden mi bakıyorlar? Kimileri pencerenin dışarısından bakıyor kimileri içerisinde. Kimisi içeride üşüyor, kimisi dışarıda… Kendilerinin hiç suçu olmadan bozulmuş bir düzene istemeden de olsa geliyorlar. Hiç bilmediğimiz bir ülkeye gidişimiz ve orada kimsesiz oluşumuz gibi.

Hayata geleli çok olmadı henüz. Kim yazdı bu kaderi onlara, kim istedi böyle olmasını. Hangi çocuk madde kullanıyorum diye mutludur ya da hangi çocuk ben büyünce hırsız olacağım der! Karıncaların hayatını düşünürken nasıl katiller yetiştirilir yetişkinlerin maharetlerinden sayılabilir.

Küçük prens gibi bu gezegene gelirken koyunun çiçeği yemesini istemeyecek kadar hassas ve insan gelip, başkalaştırılan çocuk.

Kim suçlu; taş atan çocuklar mı, onları taş atmaya zorlayan biz büyükler mi? Geçen günlerde bir çocuk danışanım oldu. Annesi yalan söylüyor diye getirdi. Çocuğa neden kurtulmak istiyorsun diye sorduğumda ‘YALANDAN’ dedi. O kadar temizler ki, annesinin dikkatini ve onayını almak için yaptığı hatadan öylesine pişman ki, bu çocuk nasıl suç işler bunu düşünmek gerek sanırım.

Dönüp inşa ettiğimize bakalım, çocuk suçlu oranına, çocuk madde bağımlısı oranına. Nasıl vazgeçirdik onları hayallerindeki dünyadan. İzin verelim dünyayı kursunlar, hapsetmeyelim kendi kurgulanmış zihinlerimize onları. Nasıl da kendi umutsuzluğumuzu taşıtıyoruz onlara. Anne baba olmayı, çocuğu doğurmak olarak algılayan zihinler olmaktan çıkaralım. Ama bize de şöyle yapıldı diye serzenişleri duyar gibiyim. Acıtarak mı tedavi olunur mu hiç?

Sokaklarda bir şeyler satan çocuklar, küçük yaşta kadınlaştırılan kızlar, tacize uğrayanlar hangi suçun cezasını çekiyorlar. Dünyaya gelirken umdukları limanlar nereye gitti? Sokakta yaşayan çocuklar üşüdüğünde anneleri nasıl olur da üşümez. Babalarının her gün yeni güne uyandıklarında nasıl önemli bir rolleri var ki baba olmak gibi kutsal ve yüce bir vazifeyi reddederler.

Bu kaderi tayin eden kim diye isyan eden yetişkinler, kendi kaderlerini yönlendiren anneleri –babaları gibi tayin eder olmuşlar küçük bedenlerin yaşamını.

Bir kedi bile çocuklarını doğurur doğurmaz bırakamazken nasıl bir duygu bıraktırıyor o küçük elleri. Nasıl bir vicdan itiyor onları soğuğa, karşıdan karşıya geçerken bırakamazken nasıl oluyor da yalnızlığa terk ediliyor çocuklar.

Bırakmayın bugün çocuklarınızı. Belki burada büyük görev annelere düşüyor. Karanlığa mum yakamıyorsak yanan mumları söndürmeyelim. Bulalım kaybettiğimiz çocukluğumuzu, çocuklarımızı? Kuralım mı başka bir dünya ve son olarak küçük prensten bir alıntı ile bitirmek istiyorum; Gökyüzüne bakın. Kendinize “Acaba koyun çiçeği yedi mi, yemedi mi?” diye sorun. Bakın her şey nasıl da değişiyor…

Bugün dünyaya çocuklar hepsi aynı pencereden mi bakıyorlar? Kimileri pencerenin dışarısından bakıyor kimileri içerisinde. Kimisi içeride üşüyor, kimisi dışarıda… Kendilerinin hiç suçu olmadan bozulmuş bir düzene istemeden de olsa geliyorlar. Hiç bilmediğimiz bir ülkeye gidişimiz ve orada kimsesiz oluşumuz gibi.

Hayata geleli çok olmadı henüz. Kim yazdı bu kaderi onlara, kim istedi böyle olmasını. Hangi çocuk madde kullanıyorum diye mutludur ya da hangi çocuk ben büyünce hırsız olacağım der! Karıncaların hayatını düşünürken nasıl katiller yetiştirilir yetişkinlerin maharetlerinden sayılabilir.

Küçük prens gibi bu gezegene gelirken koyunun çiçeği yemesini istemeyecek kadar hassas ve insan gelip, başkalaştırılan çocuk.

Kim suçlu; taş atan çocuklar mı, onları taş atmaya zorlayan biz büyükler mi? Geçen günlerde bir çocuk danışanım oldu. Annesi yalan söylüyor diye getirdi. Çocuğa neden kurtulmak istiyorsun diye sorduğumda ‘YALANDAN’ dedi. O kadar temizler ki, annesinin dikkatini ve onayını almak için yaptığı hatadan öylesine pişman ki, bu çocuk nasıl suç işler bunu düşünmek gerek sanırım.

Dönüp inşa ettiğimize bakalım, çocuk suçlu oranına, çocuk madde bağımlısı oranına. Nasıl vazgeçirdik onları hayallerindeki dünyadan. İzin verelim dünyayı kursunlar, hapsetmeyelim kendi kurgulanmış zihinlerimize onları. Nasıl da kendi umutsuzluğumuzu taşıtıyoruz onlara. Anne baba olmayı, çocuğu doğurmak olarak algılayan zihinler olmaktan çıkaralım. Ama bize de şöyle yapıldı diye serzenişleri duyar gibiyim. Acıtarak mı tedavi olunur mu hiç?

Sokaklarda bir şeyler satan çocuklar, küçük yaşta kadınlaştırılan kızlar, tacize uğrayanlar hangi suçun cezasını çekiyorlar. Dünyaya gelirken umdukları limanlar nereye gitti? Sokakta yaşayan çocuklar üşüdüğünde anneleri nasıl olur da üşümez. Babalarının her gün yeni güne uyandıklarında nasıl önemli bir rolleri var ki baba olmak gibi kutsal ve yüce bir vazifeyi reddederler.

Bu kaderi tayin eden kim diye isyan eden yetişkinler, kendi kaderlerini yönlendiren anneleri –babaları gibi tayin eder olmuşlar küçük bedenlerin yaşamını.

Bir kedi bile çocuklarını doğurur doğurmaz bırakamazken nasıl bir duygu bıraktırıyor o küçük elleri. Nasıl bir vicdan itiyor onları soğuğa, karşıdan karşıya geçerken bırakamazken nasıl oluyor da yalnızlığa terk ediliyor çocuklar.

Bırakmayın bugün çocuklarınızı. Belki burada büyük görev annelere düşüyor. Karanlığa mum yakamıyorsak yanan mumları söndürmeyelim. Bulalım kaybettiğimiz çocukluğumuzu, çocuklarımızı? Kuralım mı başka bir dünya ve son olarak küçük prensten bir alıntı ile bitirmek istiyorum; Gökyüzüne bakın. Kendinize “Acaba koyun çiçeği yedi mi, yemedi mi?” diye sorun. Bakın her şey nasıl da değişiyor…




Kategori: Ruh Sağlığı > Psikoloji  Okunma: 271  
Yazar: elifsultan  Yazara Soru Sor  RSS 


Bu Kategorideki En Popüler Makaleler
 ÇOCUĞUM UYUMUYOR12-10-2008
 ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ12-10-2008
 GELİŞİMİ DESTEKLEYİCİ AKTİVİTELER12-10-2008
 ANAOKULU SEÇERKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER12-10-2008
 Asperger Sendromu, Semantik- Pragmatik Bozukluk03-06-2008
 
Yazıya Puan Ver
 
PuanMetre 1 2 3 4 5
Oy Sayısı:0  Puan:-  

Yorumlar



Uzmanlar
    
    
    
 

Son Yorumlanan Gruplar
Haydi Karting Yapalım!
çok önce
Benim Babam
çok önce
Bana bir masal anlat
çok önce

En Yeni Gruplar
Festival
deneme
Kurs


Email RSS Linkedin Friendfeed Twitter Facebook Sitemizi sosyal medyadan da takip edebilirsiniz.
Anasayfa | Hakkımızda | Blog | Yasal Uyarılar | İletişim | S.S.S | Site Haritası | Üyelik Sözleşmesi | Üyelik İptali | Seçtiklerimiz

Copyright © 2008 www.ebeveyniz.biz, Her Hakkı Saklıdır.
Powered by Pozitim Teknoloji