Baş ağrısı tedavisi dediğimizde kuşkusuz ilk yapmamız gereken hastalığın ne olduğunu ortaya koymaktır, yani birincil bir baş hastalığı mı yoksa baş ağrısına sebep olan şeyin başka bir hastalık mı olduğudur.
Örneğin göz tansiyonunuz yükselmişse ve bu baş ağrısına yol açıyor ise burada amaç ağrıyı tedavi etmek değil göz tansiyonunu düşürmektir çünkü burada ağrıyı tedavi ederseniz hastanın gözünü kaybetmesine yol açabilirsiniz. Çünkü ağrı bir işarettir bir alarm, sinyaldir dolayısı ile ilk yapılması gereken şey altta yatan sebebi bulmaktır. Ama altta yatan başka bir hastalık yoksa o zaman birincil bir baş ağrısı söz konusu yani migren, gerilim tipi baş ağrısı yada daha seyrek görülen başka baş ağrısı hastalıklarıdır. Bunların hepsi kendine özgü tedavi yöntemleri ile tedavi edilir. Örneğin bir ağrı kesici sinirsel baş ağrısına çok iyi gelir, migren ataklarında çoğu kez hafif dereceli yada orta derecede etkiye sahiptir ama küme baş ağrısında hiçbir etkisi yoktur. Dolayısı ile bütün baş ağrılarında etkili olabilecek temel ilaçlarımız söz konusu değil, hastalıkların hepsi farklı ilaçlara farklı tepkiler verdikleri için öncelikle adını koymak ondan sonra tedavi yöntemini belirlemek gerekmektedir. Çoklukla ilaç tedavisi yeterli olmaktadır fakat bazı baş ağrıları türlerinin tedavisi için ilaç dışı uygulamalar gerekebilir. Örneğin beyin suyu basınç artışının yarattığı bir baş ağrısı eğer tümöre bağlı değilse burada baş ağrısını geçirebilecek en etkili yöntem beyin suyunu boşaltmaktır, belden yapılan bir iğne ile o suyu boşaltarak tansiyonu düşürmektir. Dolayısı ile girişimsel yada ilaç uygulamalarıyla baş ağrısıyla mücadele edilmekte ama önce adını koymak koşuluyla.
Prof. Dr. Mustafa Ertaş