Herkesin bir ilkokul anısı vardır. Bugünlerde okulların önünde bir telaş kimisi ağlıyor kimisi uzun tatilin ardından arkadaşlarıyla beraber olmanın sevinci ve heyecanını yaşıyor. Aileler bugün ilk kez çocuklarının küçük ellerini bırakıyor. İlk kez bir başka otorite tanıyacak gözler ve onu çok sevecek hayatında en büyük insanlar arasına koyacak.
Bazı anneler bunun kıskançlığını yaşıyor sanırım. Zira okulun önünden ayrılamıyorlar çocuk ağlıyor başlığı altında kendi bağımlılıklarını besliyorlar.
Bu ayrılıklar hayatta temsili olarak çocuğa bir şeyler için bir şeylerin bırakabilineceği fikrini yüklemeye başlıyor. İlkokulda öğreniyor bir eli bırakması için sebepler olabileceğini. Sonra gelin oluyor asker oluyor, öğrenci oluyor hayatına başka şeyler kişiler gelmeye başlıyor artık. İşte yürümeye başladığındaki dünyayı tanıma çabasıyla her yere adım atan minik adımlar büyüdükçe büyük adımlar atılabileceğini anlamaya başlıyor. Hayat ilkokulda öğrenilir. O sıralarda öğretilir hayat bilgisi, o sıralarda yalnız kalabileceğini ve düşünce ağlamaması gerektiğini.
Burada öğretmenlere çok iş düşüyor sanırım. Çocukların biz yetişkinler için anlamsız kaygılarını umursayan kutsal insanlar. Karşılığı ödenemeyecek kutsal iş. İş olamaz bu durum başka bir şey. Sadece en doğruyu öğretmek ve yaşatmak için çalışan ve ailelerin bile sabır eşiğini aşan tüm her şeyi huzur ve tebessümle karşılayan ve o çaresiz çırpınıştaki küçük elleri tutan, heyecanlı ve hayata öfkeli ergenlerin kah öfke odağı olan kah onları anlayabilen bir yetişkin… Onlara umut veren yetişkin olmanın o kadar da kötü bir şey olmadığını bir bakışıyla anlatan. Evet herkesin mutlaka hayatında unutamadığı en az bir öğretmeni vardır. Bunun olumlu ya da olumsuz olması önemli değil zira olumsuzluklarda çok şey öğretir.
Bugün kaç meslek var tek derdi insan yetiştirmek olan? Bunu anlayıp idrak edip bu mesleği yapanlarının iş doyumunun olması gerektiği düşüncesindeyim. Hep öğrencilik devam eder ve bu durum insana yaşamı hatırlatır. Yaşamda bitmeyen bir şeylerin olduğunu tamamlananlar ve tamamlayanlar. Tamamlarken tamamlananlar! Mesleki kazanımda bu olsa gerek.
Vefa da yoktur bu işte aslında yılda bir aklına gelirse bir grup öğrencinin anılarını yaşaması dışında. Anne baba bile bu kadarını yapamaz diyebileceğimiz öğretmenler var. Öğretir, çabalar, dinler onu anlar, sever. Ama gün gelir mezun eder ve yolcular iyi ve güzel haberlerini almak umuduyla. Tek motivasyonu budur bu işin.
Bugün tüm öğretmenlerin eğitim ve öğretim yılını en içten dileklerimle kutluyorum. Hem öğrenciler hem öğretmenler ve hatta aileler için hayırlı ve verimli bir yıl diliyorum.