Çünkü hastalık, bebeklere annelerinden geçiyor ve çok ciddi, kalıcı zararlar da verebiliyor. Bunu önlemek için ise ANNE ADAYLARININ HAMİLE KALMADAN EN AZ 1 AY ÖNCE KIZAMIKÇIK AŞISI olmaları gerekiyor. 2006’da kızamıkçık aşısının aşı takvimine girmesiyle doğumdan itibaren tüm bireyler kızamıkçığa karşı korunmuş oluyor. Ancak daha önce doğan ve geçmişinde kızamıkçık hastalığıyla karşılaşmamış olan 15-49 yaşları arasındaki hamile kadınların bebekleri doğumsal kızamıkçık sendromu için risk grubunda yer alıyor.
Nasıl Oluyor?
* Anne adayı kızamıkçık olduğu takdirde hastalık, plesanta aracılığıyla bebeğe de geçiyor.
* Kimi zaman anne, hastalığı ateş, döküntü ve soğuk algınlığına benzer belirtilerle geçirerek griple karıştırabiliyor. Yani anne adayı bazen hastalığı o kadar hafif atlatıyor ki, grip olduğunu sanarak doktora gitmeyebiliyor.
* Kızamıkçık virüsü, anne üzerinde olumsuz bir iz bırakmazken, bebek üzerinde ciddi ve kalıcı hasarlara neden olabiliyor.
* Bunlar arasında ağır kalp kusurları, sağırlık, zeka geriliği, beyin hasarı, katarakt gibi doğumsal özürler bulunuyor.
* Uzmanlar, hamilelik sırasında kızamıkçık geçiren annelerin sağlıklı doğan çocuklarında, çocuklar okul çağına geldiklerinde juvenil diyabet (gençlik şeker hastalığı) gelişme riskinin de yüksek olduğunu belirtiyor.
* Anne adayı, hamileliğinin ilk 3 aylık dönemi içinde kızamıkçık virüsü ile karşılaşacak olursa anne karnında ÖLÜM, PREMATÜRE DOĞUM YA DA BEBEK ANOMALİLERİ (eksiklik ve sakatlık) görülme riski artıyor. Anomali riski hamileliğin ilk 2 ayında yüzde 40-60, 3. ayında yüzde 30-35, 4. ayında ise yüzde 10 olarak belirtiliyor.
15-49 yaşları arasındaki tüm kadınlar bebeklerini kızamıkçıktan ve onun tehlikelerinden korumak için mutlaka kızamıkçık aşısı olmalı. Sağlık Bakanlığı bu aşıyı, doğurma yaşındaki tüm kadınlara aile hekimliği merkezleri ve sağlık ocaklarında ücretsiz uyguluyor.
ANCAK KIZAMIKÇIK AŞISI, HAMİLELERE VE 1 AYA KADAR HAMİLE KALMA OLASILIĞI BULUNANLARA ÖNERİLMİYOR.